Gece Plağı Kimler İçin Kullanılır?
Gece plağı, bruksizm ve çene eklemi belirtilerinde sık gündeme gelen bir aparat, ama her belirti için ve herkes için uygun değil. Ne yapıp ne yapmadığını, hangi durumlarda dikkat gerektirdiğini güncel literatür üzerinden derledik.

Gece Plağı Nedir?
Gece plağı, diş hekimliğinde uzun süredir kullanılan, ağız içine yerleştirilen hareketli bir aparattır. Halk arasında 'gece plağı' olarak bilinen bu aparat, literatürde oklüzal splint, stabilizasyon splinti ya da okluzal aygıt (occlusal appliance) adlarıyla geçer.
Üst veya alt çene dişlerini kaplayacak şekilde, kişiye özel ölçü alınarak hazırlanır. Genellikle akrilik ya da termoplastik esaslı malzemelerden üretilir ve çoğunlukla uyku süresince kullanılmak üzere tasarlanır.
Temel işlevi, alt ve üst dişler arasına fiziksel bir tabaka yerleştirerek çiğneme kaslarının ürettiği kuvvetin doğrudan diş yüzeylerine iletilmesini engellemektir. Aparat, aynı zamanda alt çenenin konumunu ve dişlerin temas ilişkisini geçici olarak değiştirir.
Gece plağı, sporcuların kullandığı ağız koruyucularından (mouthguard) ve ortodontik tedavi sonrası kullanılan pekiştirme aparatlarından (retainer) farklı amaçlarla üretilir. Görsel olarak benzeseler de üretim mantıkları, kalınlıkları ve kapladıkları yüzeyler birbirinden ayrılır.
Bruksizm Nedir?
Gece plağının en sık gündeme geldiği durum bruksizmdir. Uluslararası uzlaşı raporlarında bruksizm, çiğneme kaslarının tekrarlayan aktivitesi olarak tanımlanır; bu aktivite dişlerin sıkılması, gıcırdatılması ya da alt çenenin gergin biçimde sabitlenmesi şeklinde ortaya çıkabilir (Lobbezoo ve ark., 2018).
Güncel tanımlamada bruksizm iki başlık altında inceleniyor. Uyku bruksizmi, uyku sırasında görülen çiğneme kası aktivitesi; kişi çoğu zaman durumun farkında değildir, yakınları tarafından duyulan ses ya da sabah uyanıldığında hissedilen çene yorgunluğu ilk işaret olabilir. Uyanık bruksizm ise gün içinde, çoğunlukla dişlerin sıkılması biçiminde görülen aktivite; yoğun konsantrasyon, stres ya da belirli duruş alışkanlıklarıyla ilişkilendirilmiştir.
Uzlaşı raporlarında önemli bir nokta vurgulanıyor: bruksizm, sağlıklı bireylerde tek başına bir hastalık olarak değil, bir kas aktivitesi olarak kabul edilir. Bu aktivite, kişiye göre koruyucu bir rol de oynayabilir, olumsuz sonuçlar da doğurabilir (Lobbezoo ve ark., 2018; Manfredini ve ark., 2022).
Yetişkinlerde uyku bruksizmi yaygınlığı sistematik derlemelerde yaklaşık yüzde 8-16 aralığında, uyanık bruksizm ise daha yüksek oranlarda bildirilmiştir; bu değerler kullanılan tanı yöntemine göre belirgin biçimde değişir (Manfredini ve ark., 2013).
Literatürde bruksizmle ilişkili bulunan başlıklar arasında uyku ile ilgili durumlar (uyku bölünmeleri, mikro uyanmalar, obstrüktif uyku apnesi), psikososyal faktörler (stres, kaygı düzeyi), sigara, alkol ve kafein tüketimi, bazı ilaç grupları (özellikle belirli antidepresanlar) ve madde kullanımı ile genetik yatkınlık yer alır. Uzun yıllar savunulan 'kapanış bozukluğu bruksizme neden olur' görüşü, güncel sistematik derlemelerde yeterli kanıtla desteklenmiyor; bruksizmin merkezi sinir sistemi kaynaklı düzenlenen bir olgu olduğu yönündeki görüş ağırlık kazanmış durumda (Melo ve ark., 2019).
Gece Plağı Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
Gece plağı, tek bir belirti üzerinden değil, klinik muayene ve öyküyle birlikte değerlendirilen bir aparattır. Diş sert dokularında aşınma bulguları bunlardan biri: kesici kenarlarda düzleşme, kanin uçlarının kısalması, azı dişlerinde tüberkül tepelerinin silinmesi, mine kalınlığının azalması sonucu dentinin yüzeye çıkması gibi bulgular mekanik yüklenmeye işaret edebilir. Aşınmanın bruksizm kaynaklı mı yoksa asit teması (erozyon), fırçalama alışkanlığı (abrazyon) ya da yaşa bağlı fizyolojik süreçler kaynaklı mı olduğu ayırt edilmeden değerlendirme tamamlanmış sayılmaz.
Çiğneme kaslarında ve çene ekleminde belirtiler de gündeme getirebiliyor: sabah uyanıldığında çene kaslarında yorgunluk veya ağrı, şakak bölgesinde baş ağrısı, ağzı açmakta zorlanma, eklemde ses gelmesi gibi belirtiler temporomandibular düzensizlikler (TMD) başlığı altında değerlendirilir. Stabilizasyon splintleri, TMD kaynaklı ağrının yönetiminde en sık incelenen konservatif yaklaşımlardan biridir (Al-Ani ve ark., 2016; Riley ve ark., 2020).
Restorasyonlarda kısa aralıklarla tekrarlayan kırık, çatlak veya düşme durumlarında aşırı oklüzal kuvvet olasılığı gündeme geliyor; bu porselen veneer, kron, köprü ya da kompozit restorasyonlar için geçerli. Benzer şekilde implant üstü protezlerde vida gevşemesi ya da porselen kırığı gibi mekanik komplikasyonlar da bu başlık altında değerlendirilir. Çok sayıda dişi kapsayan protetik uygulamalar, gülüş tasarımı kapsamındaki restorasyonlar ya da tam ağız rehabilitasyonu sonrasında, yapılan işin mekanik yükten korunması amacıyla plak kullanımı da klinik olarak sık gündeme gelen bir konu.
Destek kemik miktarı azalmış dişlerde aşırı çiğneme kuvvetleri mevcut tablonun seyrini etkileyebilecek faktörler arasında sayılıyor; ancak oklüzal kuvvetin tek başına periodontal hastalık başlatmadığı, mevcut iltihabi tabloyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilir. Mine dokusunun incelmesine bağlı sıcak soğuk hassasiyeti, mine yüzeyinde çizgisel çatlaklar ya da çiğneme sırasında belirli bir dişte ortaya çıkan keskin ağrı da mekanik yüklenmeyle ilişkilendirilebilecek bulgular arasında.
Gece Plağı Türleri
Farklı klinik tablolar için farklı aparat tasarımları tanımlanmıştır. Aparatın türü, kalınlığı, hangi çeneye uygulanacağı ve temas şeması klinik değerlendirmeye göre belirlenir.
Stabilizasyon splinti (Michigan tipi) sert akrilikten üretilir ve tüm çiğneme yüzeyini kaplar; bruksizm ve TMD çalışmalarında en sık incelenen tasarımdır. Yumuşak plaklar esnek termoplastik malzemeden yapılır, daha çok kısa süreli ve geçici kullanımlar için tercih edilir; sert plaklara kıyasla daha az veri mevcuttur. Çift katmanlı (dual-laminate) plaklar yumuşak iç yüzey ile sert dış yüzeyi bir araya getirir, konfor ile dayanıklılığın birlikte hedeflendiği durumlarda kullanılır.
Ön ısırma plakları (NTI ve benzerleri) yalnızca ön dişleri kaplar; endikasyonu sınırlıdır ve uzun süreli kullanımda kapanış değişikliği riski bildirilmiştir. Repozisyon splintleri ise alt çeneyi belirli bir konumda tutar, belirli disk yer değiştirme tablolarında kontrollü sürelerle kullanılır.
Yumuşak plaklarla ilgili literatürde tartışmalı bir nokta var: bazı çalışmalarda yumuşak malzemenin çiğneme kası aktivitesini artırabildiği bildirilmiştir; bu nedenle uzun süreli kullanımda sert akrilik tasarımlar daha çok incelenmiştir (Riley ve ark., 2020).
Ön dişleri kaplayan kısmi aparatların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımında arka dişlerin uzaması ve ön açık kapanış gelişmesi gibi geri dönüşü zor kapanış değişiklikleri olgu bildirimlerinde raporlanmıştır. Bu nedenle bu tasarımlar düzenli kontrol gerektiren aparatlar arasında sayılır.
Gece Plağı Nasıl Hazırlanır?
Kişiye özel plak üretimi genel olarak birkaç aşamadan oluşur: önce klinik muayene ve öykü alınır (aşınma bulguları, kas ve eklem muayenesi, mevcut restorasyonların durumu, uyku ve genel sağlık öyküsü değerlendirilir), ardından geleneksel ölçü maddeleriyle ya da ağız içi tarayıcıyla dişlerin üç boyutlu kaydı alınır. Alt ve üst çenenin birbirine göre konumu bir kapanış kaydıyla belirlenir; aparatın temas şeması bu kayıt üzerinden planlanır.
Model üzerinde ya da dijital tasarımın ardından laboratuvar aşamasında üretim yapılır; günümüzde CAD/CAM frezeleme ve üç boyutlu baskı yöntemleri de kullanılmaktadır. Aparat ağza yerleştirildikten sonra temas noktaları kontrol edilip gerekli aşındırmalar yapılır (uyumlama); bu aşama plak tedavisinin en belirleyici basamaklarından biri kabul edilir. Kullanım başladıktan sonra belirli aralıklarla temas ilişkisi, aparattaki aşınma ve dokulardaki değişiklikler kontrol edilir.
Hazır satılan, ısıtılıp ağızda şekillendirilen aparatlar bu sürecin dışında kalır. Bu tür ürünlerde kapanış kaydı ve kişiye özel temas ayarı yapılmadığından, kapanış ilişkisinde istenmeyen değişiklikler ve doku tahrişi gibi durumlar bildirilmiştir.
Gece Plağı Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Bu ayrım, gece plağı hakkında en çok yanlış anlaşılan konu. Literatürde bildirilen etkiler arasında diş dokusunun mekanik olarak korunması öne çıkıyor: aparat, çiğneme kuvvetinin doğrudan diş yüzeyine iletilmesini engelleyerek aşınmanın ilerlemesine karşı fiziksel bir bariyer oluşturur; bu, plak kullanımının en tutarlı biçimde kabul edilen işlevidir.
Kas ve eklem belirtilerinde azalma da bildiriliyor: stabilizasyon splintlerinin TMD kaynaklı ağrı üzerindeki etkisini inceleyen sistematik derlemelerde, plasebo aparat ve diğer konservatif yöntemlerle karşılaştırıldığında belirtilerde azalma bildirilmiş; ancak kanıt düzeyinin düşük ile orta arasında değiştiği ve çalışmalar arasında yöntemsel farklılıklar bulunduğu vurgulanmıştır (Al-Ani ve ark., 2016; Riley ve ark., 2020). Elektromiyografi (EMG) ile yapılan ölçümlerde kas aktivitesinde azalma bildiren çalışmalar da bulunuyor; ancak bu etkinin kişiler arasında değişkenlik gösterdiği ve zaman içinde azalabildiği rapor edilmiştir.
Literatürde desteklenmeyen beklentiler de var. Gece plağı bruksizmi ortadan kaldırmıyor: Cochrane derlemesinde, oklüzal splintlerin uyku bruksizmini tedavi ettiğine dair yeterli kanıt bulunmadığı belirtilmiştir (Macedo ve ark., 2007); plak, aktiviteyi durduran değil, sonuçlarını sınırlayan bir aparat olarak tanımlanır. Diş gıcırdatma sesini her zaman ortadan kaldırmaz, aparat kullanılırken de ses duyulabilir. Kalıcı bir kapanış düzeltmesi sağlamaz; plak takılıyken oluşan temas ilişkisi geçicidir. Stresi ya da altta yatan uyku sorunlarını da çözmez, bruksizmle ilişkili faktörler ayrı başlıklar altında değerlendirilir.
Dikkat Gerektiren Durumlar
Gece plağı, her belirti için ve her kişide aynı biçimde uygun olan bir aparat değildir. Obstrüktif uyku apnesi özel bir yer tutar: bazı çalışmalarda, standart stabilizasyon splintlerinin uyku apnesi bulunan kişilerde solunum bozukluğu indeksini artırabildiği bildirilmiştir (Gagnon ve ark., 2004; Nikolopoulou ve ark., 2013). Uyku apnesinde kullanılan mandibular ilerletme aparatları farklı bir tasarım ve farklı bir çalışma prensibine sahiptir; ikisi birbirinin yerine kullanılan aparatlar değildir. Horlama, uykuda nefes durması, gündüz aşırı uyku hali gibi bulguların varlığında, uyku ile ilgili değerlendirmenin ayrıca yapılması gerektiği literatürde vurgulanır.
Aktif ortodontik tedavi sürecinde, diş hareketinin planlı biçimde sürdüğü dönemde dişleri sabitleyen bir aparatın kullanımı tedavi planıyla çakışabilir. Çocuklarda ve büyüme döneminde diş gıcırdatma sık görülür ve önemli bir bölümü büyümeyle birlikte kendiliğinden azalır; süt ve karma dişlenme döneminde dişleri tümüyle kaplayan sabit tasarımlı aparatlar, çenelerin büyümesi ve diş sürme süreci nedeniyle yetişkinlerdekinden farklı biçimde değerlendirilir.
Ağız hijyeni ve mevcut ağız içi tablo da önemli: tedavi edilmemiş çürük, aktif diş eti iltihabı ya da yetersiz ağız bakımı varlığında, dişleri kaplayan bir aparatın plak birikimini artırabileceği bildirilmiştir; bu nedenle aparat öncesinde ağız içi durumun değerlendirilmesi standart uygulamanın parçasıdır. Akrilik reçine bileşenlerine karşı bildirilmiş duyarlılık öyküsü bulunan kişilerde malzeme seçimi ayrıca değerlendirilir.
Düzenli kontrol yapılmadığında bildirilen olası yan etkiler arasında aparat altında plak birikimi ve buna bağlı diş eti sorunları, uzun süreli kullanımda kapanış ilişkisinde değişiklik, tükürük akışında geçici artış, ilk günlerde konuşma ve uyum güçlüğü, aparatın kırılması ya da aşınması yer alır.
Kullanım ve Bakım
Aparatın kullanım süresi, sıklığı ve takip aralığı klinik tabloya göre belirlenir. Temizlik için aparat çıkarıldıktan sonra soğuk veya ılık suyla durulanır, yumuşak fırça kullanılabilir; diş macunlarının aşındırıcı içeriği zamanla aparat yüzeyinde çizilmeye yol açabildiğinden, bu amaçla üretilmiş temizleme ürünleri ya da nötr sabun kullanımı önerilir.
Akrilik ve termoplastik malzemeler ısıyla deforme olur; sıcak su, bulaşık makinesi, kaynatma ya da doğrudan güneş ışığı aparatın uyumunu bozabilir. Kuru ve havalandırmalı bir kutuda saklanması hem mikrobiyal birikimi hem de mekanik hasarı azaltır; peçeteye sarılan aparatların yanlışlıkla atılması sık bildirilen bir durumdur.
Aparattaki delinme, çatlama, incelme ya da ağızdaki oturma ilişkisinin değişmesi kontrol gerektiren bulgular arasında sayılır. Köpeklerin plak malzemesine ilgi gösterdiği ve aparatların bu şekilde hasar gördüğü de klinik pratikte sık karşılaşılan bir durum.
Kaynakça
1. Lobbezoo F, Ahlberg J, Raphael KG, ve ark. International consensus on the assessment of bruxism: Report of a work in progress. Journal of Oral Rehabilitation. 2018;45(11):837-844.
2. Manfredini D, Ahlberg J, Lobbezoo F. Bruxism definition: Past, present, and future, what should a prosthodontist know? The Journal of Prosthetic Dentistry. 2022;128(5):905-912.
3. Manfredini D, Winocur E, Guarda-Nardini L, Paesani D, Lobbezoo F. Epidemiology of bruxism in adults: a systematic review of the literature. Journal of Orofacial Pain. 2013;27(2):99-110.
4. Melo G, Duarte J, Pauletto P, ve ark. Bruxism: An umbrella review of systematic reviews. Journal of Oral Rehabilitation. 2019;46(7):666-690.
5. Macedo CR, Silva AB, Machado MAC, Saconato H, Prado GF. Occlusal splints for treating sleep bruxism (tooth grinding). Cochrane Database of Systematic Reviews. 2007;(4):CD005514.
6. Riley P, Glenny AM, Worthington HV, ve ark. Oral splints for patients with temporomandibular disorders or bruxism: a systematic review and economic evaluation. Health Technology Assessment. 2020;24(7):1-224.
7. Al-Ani Z, Gray RJ, Davies SJ, Sloan P, Glenny AM. Stabilization splint therapy for the treatment of temporomandibular myofascial pain: a systematic review. Journal of Dental Education. 2016;69(11):1242-1250.
8. Gagnon Y, Mayer P, Morisson F, Rompré PH, Lavigne GJ. Aggravation of respiratory disturbances by the use of an occlusal splint in apneic patients: a pilot study. The International Journal of Prosthodontics. 2004;17(4):447-453.
9. Nikolopoulou M, Naeije M, Aarab G, Hamburger HL, Visscher CM, Lobbezoo F. The effect of raising the bite without mandibular protrusion on obstructive sleep apnoea. Journal of Oral Rehabilitation. 2011;38(9):643-647.
10. Manfredini D, Lobbezoo F. Relationship between bruxism and temporomandibular disorders: a systematic review from 1998 to 2008. Oral Surgery, Oral Medicine, Oral Pathology, Oral Radiology, and Endodontology. 2010;109(6):e26-e50.
11. American Academy of Sleep Medicine. International Classification of Sleep Disorders (ICSD-3). 3. baskı. Darien, IL: AASM; 2014.
Sıkça Sorulan Sorular
Gece plağı takınca gıcırdatma tamamen geçer mi?
Literatürde plak kullanımının bruksizm aktivitesini ortadan kaldırdığına dair yeterli kanıt bildirilmemiştir. Aparat, aktivitenin diş dokusu üzerindeki sonuçlarını sınırlamaya yöneliktir (Macedo ve ark., 2007).
Üst çeneye mi alt çeneye mi yapılır?
Her iki uygulama da literatürde tanımlanmıştır. Seçim, mevcut restorasyonlar, kapanış ilişkisi, öğürme refleksi ve kişinin uyumu gibi değişkenlere göre yapılır. İki uygulama arasında belirgin etkinlik farkı gösteren güçlü bir kanıt bildirilmemiştir.
Her gece kullanılması gerekir mi?
Kullanım sıklığı klinik tabloya göre belirlenir ve kişiden kişiye değişir.
Ne kadar dayanır?
Aparatın ömrü malzemeye, kuvvetin şiddetine ve bakım koşullarına bağlı olarak değişir. Yüzeyde belirgin aşınma ya da delinme oluşması, aparatın değerlendirilmesini gerektiren bulgular arasındadır.
Eczaneden ya da internetten alınan hazır plaklar aynı işi görür mü?
Hazır aparatlarda kişiye özel ölçü ve kapanış kaydı bulunmaz. Literatürde bu tür ürünlerin uyum sorunları, doku tahrişi ve kapanış ilişkisinde istenmeyen değişiklikler açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtilir.
Botulinum toksini uygulaması plağın yerine geçer mi?
İki yaklaşımın etki mekanizmaları farklıdır. Botulinum toksini kas aktivitesini azaltmaya yönelikken, plak mekanik bir bariyer oluşturur. Bruksizmde botulinum toksini uygulamasına ilişkin çalışmalar sürmekte olup, sistematik derlemelerde kanıt düzeyinin sınırlı olduğu bildirilmiştir.
Ortodontik tedavi bruksizmi bitirir mi?
Kapanış bozukluğu ile bruksizm arasında nedensel bir ilişki kuran görüş, güncel sistematik derlemelerde yeterli kanıtla desteklenmemiştir (Melo ve ark., 2019).
Bu konuda değerlendirilmek ister misiniz?
Ücretsiz ilk muayene ile size özel bir tedavi planı oluşturalım.